sokakların anarşist ruhlu sanatları


Uzun zamandır aklımın bir ucunda duran ve adlandırmakta zorlandığım için beni berbat bir şekilde rahatsız eden bir düşünce var. Bu düşünce, kafamı çevirip etrafıma baktığımda, gördüğüm objelerin, şeklinden, renginden, deseninden memnun olmamam veya görmek istediğim şekilde görememden kaynaklanıyor. Bir nevi, dünyanın görüntüsünden razı olmama hâli.

Marjinal ve uçuk bir fikir değil, tam aksine son derece olağan bir istek olduğunu düşünüyorum. Çünkü, bu hayatı boyama fikrini bir yerde graffiti ve benzeri sokak sanatları ile eşleştiriyorum. Anarşist sokak sanatçılarının çok fazla olduğunu düşününce, benimle aynı isteğe sahip insanlar olduğu için rahatlıyorum. Sokak sanatları kendi içinde bir çok dala ayrılsada, aslında hepsinin çıkış noktasında, “görmek istediğin şekle sok” dürtüsü var.

Anarşizm, özgürlüğün tam manasıyla sunuluğu tek ideolojidir. Kural yok. Kanun yok. Yetki yok. Sadece vicdan, karşılıklı saygı, sevgi ve fedakârlık var. Yani tamamen insani duygular ile iletişim sağlamayı, yaşamı sürdürmeyi hedefleyen bir sosyal düzendir. Bu yönüyle de gerçek doğa düzeniyle örtüşmektedir. Anarşizm, hiyerarşinin zıttıdır. Dolayısıyla tüm otoritelere, devlet düzenine ve sıfırlandırmaya karşıdır. Anarşizime dair daha ayrıntılı ve daha objektif bilgiyi wikipedia’nın anarşizm sayfasından alabilirsiniz.

Sokaklar halkındır. Mevcut bürokrasinin gereği, devlet binaları devletin ve evler de sahiplerinin olabilir, ama sokaklar halkındır. Benim, Edirne’de ki kaldırım taşından tutun, Ardahan’da ki sokak lambasına kadar, tüm sokaklarda hakkım vardır. ve bu hak, diğer tüm insanların hakkı ile eşit seviyededir.

Eğer anarşist ruhlu iseniz, sokaklar üzerinde ki hakkınızı da aklınızdan çıkarmıyorsanız, ve birde sokaklara duygusal yaklaşıyor, her kareye bir anlam yüklüyorsanız, çevrenizde ki, taşı, duvarı görmek istediğiniz şekle sokmaya hakkınız var demektir. Bu hakkınızı, hukuk karşısında bir belge ile ispat edemediğiniz için illegaldir. Devletin belgesi olur, halkın olmaz.

Tüm bu haklar, istekler, ideolojiler ve dürtüler, bir de sanat anlayışı ile birleşince ortaya, “sokakların anarşist ruhlu sanatları” çıkıyor.

Ayrıca sokak sanatlarının, şehrin pis mekanik görüntüsünden kurtulmasına, daha eğlenceli ve ferah bir ortam yaratılmasına yardımcı olduğunu düşünen insan sayısıda pek az değil.

Sokak sanatları, kendi içinde bir çok dala ayrılıyor, bazıları daha fazla bir mesaj kaygısı gütsede, genel olarak hepsinde görsellik gayesi en üst seviyede.
işte o sanat dalları:

graffiti


Dünyada ve dolayısıyla ülkemizde ki en popüler sokak sanatlarından biri. Popülaritesinin bu kadar artmasının en önemli sebebi, hip-hop kültürünün bu sanatı benimsemiş olmasıdır. fakat sanıldığının aksine, sadece hip-hop a özgü bir sanat değildir. Bunu anlamak için “sanat bağımsızdır” tanıma bakmak yetmektedir çoğu zaman.

İlk örnekleri, 70′li yıllarda, ABD’de görülmeye başlamıştır. Sadece bir görsel sanat olarak kullanılmamakta. Zira, siyasi ideolojilerin propaganda ve eylemleri ile sokak tayfalarının reklamlarını yapmak içinde bu yola başvuruluyor çoğu zaman. Underground ruhuna en çok sahip olan sokak sanatı diyebiliriz.

Türkiye’de ise, yine hip-hop kültürünün tanınması ile rağbet görmeye başlamıştır. Şuan ise bir çok grup ve bireysel sanatçı tarafından icra edilmekte. Bu konuda yarışmalarda düzenlenmiştir. İnternette ise, bir çok graffiti kulüplerine rastlamak mümkün. Hatta müşteri kitlesi, sadece graffiti sanatçıları olan marketler açılmaya başlamıştır.

Graffiti ve graffitinin Türkiye’de ki durumu hakkında daha detaylı bilgi alabileceğiniz siteler: graffititr.net, illegal-crew.org, turkstyle.org

sticker art


Adından da anlaşıldığı gibi, önceden hazırlanan veya kullanılmaya hazır şekilde temin edilen sticker’ları, sanatçıların kendi fikir ve yaratıcılıklarını kullanarak, ortaya çıkardıkları bir sokak sanatı.

Maalesef, kaliteli ve görülmeye değer olanlarına pek az rastlanıyor. Günümüzde insanlar, marketlerden satın aldıkları sticker’ları, fütursuzca sağa sola yapıştırarak, sticker art icra ettiklerini sanmaktalar.

Her ne kadar, insanlar sticker art’ı bilinçsizce kullanarak sadece görüntü kirliliği yaratsalarda, bu işin hakkını veren sanatçıların çalışmalarını gördükçe, bu işin gerçekten sanat olduğunu, bir kez daha idrak ediyoruz.

Görülmeye değer sticker art çalışmalarını buradan izleyebilirsiniz.

stencil art


Kimilerine göre, graffitinin bir kolu, kimilerine göre ise street art’ın yani genel anlamıyla sokak sanatını bir branşıdır.

Ben buna “kolaya kaçmak” diyorum. Zira, boyama işlemi, hazır şablonları kullanarak yapılıyor. El becerisi olmayan veya bu işlere yeni başlayanların pek rağbet gösterdiği bir yöntem olmasından dolayı, graffitiden sonra en çok tutulan sokak sanatıdır.

stencilgraffiti.com isimli siteden kaliteli stencil çalışmalarına ulaşabilirsiniz.

Ülkemizde de stencil için, şablonlar ve boyalar bulmak mümkün. Türkiye’de ki stencil örneklerine buradan bakabilirsiniz. Stencil art’a dair Türkçe bir makaleye ise buradan erişebilirsiniz.

little people


ve işte benim ağzım kulaklarımda izlediğim bir sokak sanatı. Amaç küçük adamlarla, sokakta bir kompozisyon yaratmak. “Bir nevi, üç boyutlu karikatür”de diyebiliriz buna.

“tasarlamak illa birşeyler çizmek değildir.” tezini savunurken, örnek olarak gösterebileceğimiz harika bir uğraş.

Bu işi yapmak için elinizde küçük adamlar ve beyninizde iyi bir kurgu olması yetiyor. Kompozisyonunuzu güçlendirmek için, yukarıda ki fotografta da olduğu gibi, yardımcı materyaller kullanabilirsiniz.

Bu küçük adamları oyun hamurlarıyla yapabilir veya oyuncakcılarda satılan hazır küçük adam setlerini satın alabilirsiniz.

Litte People isimli blog bu işin öncülerinden. Çok güzel çalışmalar mevcut blogda. Mutlaka bi göz atmalısınız. Hatta internette ki tüm litte people yazılarının kaynağından bu blog çıkıyor. Bu blog daha önce de, bildirgec.org ve 3ayak.org‘a da konu olmuştu.

virtual street reality


Ciddi bir ekip çalışması ve profesyonellik gerektiren bir iş. Yere çizilen, 3D resimlere bakıpta hayran olmamak na-mümkün. Uygulanması baya zor ve uzun bir eğitim süreci gerektiriyor.

3D drawing veya 3D graffiti diye geçiyor. Benim elimde bu branşa sahip tek bir site olduğu için. Sitenin başlığını kullandım.

Örnek çalışmalara buradan bakabilirsiniz.

knitting


Benim hayran olduğum uğraşlardan bir diğeri. Knitfiti veya knit graffiti diye de geçiyor.

Boya yerine ip kullanılan bir sanat. Gayesi, şehrin kötü ve paslı görüntüsünü rengarek iplerle örerek, kamufule etmek ve hatta çok daha güzel bir görüntü ortaya çıkarmak. Bir nevi sokakların örgü sanatı. Annelerinizin kazak örmek için kullandıkları örgü şişi ve iplerle kolayca icra edebilirsiniz.

Üyelerinin bir çoğunun kadın olduğu bir gerilla örgütü de kurulmuş bu işi için. ismi de, knitta, please!

Bildiğim kadarıyla, bu işi yapanların örgütlendiği tek yer, knitta, please! 2005 yılından bu yana, New York, San Francisco, Paris, Çin, El Salvador derken, dünya üzerinde baya geniş bir kitleye hitap etmeyi başarmışlar. Daha ayrıntılı bilgiyi örgütün sitesinden alabilir veya örnek çalışmalara galerilerinden bakabilirsiniz.

ya diğerleri?

Mevzu sanat olunca, maddeler ile sınırlandırmak elbette çok zor. Örneğin; heykeltraşlar, bahçivanlar, peyzaj mimarları bazıları için birer sokak sanatçısı. Yani bu liste kişiden kişiye göre değişiklik gösterebilmektedir. Hatta göstermesi de gerekmektedir.

Daha önce web tasarım ve minimalizm isimli yazımda, sanattan bahsederken şöyle bir şey söylemiştim:

Sanat konusun da kendi fikirlerimi bu kadar cesur ve kararlı belirtmemin sebebi, bir işin sanat veya bir kişinin sanatçı olup olmadığını belirlemek tamamen kişinin kendi düşüncesi dahilinde olduğu içindir. Çünkü birşeyin sanat olup, olmadığını belirleyen herhangi bir kılavuz, kriterler bütünü ya da bir akıl hocası yoktur. Tamamen kişiseldir.Ne düşünüyorsanız, odur.

Hal böyle olunca, Sokağa dair bir sanat olduğunu düşündüğünüz herşeyi bir sokak sanatı olarak nitelendirebilirsiniz.

Ben burada, elimde geldiğince mevcut sokak sanatlarına dair kısa bir tanıtım/araştırma yazısı yazdım. Bu yazının subjektif olduğu unutulmamalıdır. Hatalarım, eksiklerim veya yanlışlarım olabilir. Şayet bir hatam var ise, bana bildirirseniz sevinirim.

hoşçakalın.



7 Yorum

Yorum yap


© 2008 pardonan.com All right reserved.
Wordpress | Creative Commons | RSS | Top